Tarihimiz

Sarı Konak’ın Hikayesi

Bir Şehrin Hafızasında, Lezzetin İzinde, Zamanın Tadı…

Taşbaşı Mahallesi’nin yamaçlarında, Ordu’nun Karadeniz’e açılan tarihi sokaklarında 200 yılı aşkın bir süredir ayakta duran bu yapı, halk arasında “Sarı Konak” adıyla anılır. İsmini zamanla taş cephesinin aldığı açık sarı renk tonundan alır. Şehir belleğinde derin izler bırakan bu yapı, artık sadece bir anı değil; yaşayan, nefes alan bir gastronomi ve lezzet merkezidir.

Sarı Konak, 19. yüzyılda 1800’lü yılların sonuna doğru Ordu’lu Rum tüccar Kostas (Kosti) Efendi tarafından inşa ettirilir. Konağın bulunduğu alan, aynı dönemde inşa edilen Rum Ortodoks Kilisesi ve Rum Okulu ile birlikte Taşbaşı Mahallesi’nin önemli bir sosyal ve kültürel odağı olur.

Kostas Efendi, fındık ve uluslararası taşımacılık ticaretiyle uğraşan, İstanbul ve Avrupa’da ofisleri bulunan döneminde güçlü bir iş insanıdır. İtalya’ya fındık ve patates ihracatı yaptığı bilinir. Erken yaşta eşini kaybettikten sonra, kızı, damadı ve torunuyla birlikte bu konakta yaşamıştır. 1912 yılında Ordu’da vefat ettiği bilinmektedir.

1924 yılında gerçekleştirilen nüfus mübadelesi öncesi konaktan ayrılan aile yapı ile çok fazla ilgilenemediği için mülkiyet, önce Hazine’ye, ardından 26 Ağustos 1947’de Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu’na devredilir. Konak Cumhuriyet döneminde ise uzun yıllar boyunca Ağır Ceza Reisi konutu, Sağlık Koleji, Jandarma Lojmanı, Valilik Konutu, Çocuk Yurdu (Yetimhane) gibi farklı kamusal işlevlerle değerlendirilir. Sarı Konak, son yıllarda Ergin Karlıbel Bilgi Vakfı tarafından yürütülen titiz bir restorasyon çalışması ile yeniden yaşam bularak kent kültürüne kazandırılmıştır.

Sarı Konak, geleneksel yığma yapı sistemi ile kesme ve moloz taş malzemeler kullanılarak inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı yapı, doğu-batı yönünde eğimli bir araziye yerleşmiş olduğundan doğudan bakıldığında beş, batıdan üç katlı olarak algılanır.

Batı cephesi, çift kanatlı ahşap kapısı, bitkisel motiflerle bezenmiş sütunçeleri ve zarif balkonlarıyla dikkat çeker. Pencerelerin taş söveleri dışa taşkındır; alınlık ve kapı çevrelerinde incelikli taş işçiliği görülür.

Konağın mimarı olduğuna dair anlatımlarda, 19. yüzyılda Karadeniz liman kentlerinde çok sayıda yapı tasarlamış aynı zamanda Taşbaşı’nda o dönemde konağın yakınında bulunan Rum Okulu’nunda mimarı olan Kefalonyalı İosif Tipaldou’nun adı geçmektedir.

Altınordu Belediyesi’nin 2025 yılındaki girişimleri ile Sarı Konak, artık Ordu’nun ilk Gastronomi Merkezi olarak halkla buluşmaktadır.

Konağın batı giriş kısmında geleneksel tariflerin modern mutfak teknikleriyle harmanlandığı bir restoran alanı sizleri karşılamaktadır. Doğu tarafında kalan deniz tarafındaki giriş katında sizleri eşsiz Ordu ve Karadeniz manzarası ile bir teras restoran karşılamaktadır. Bodrum katında mutfak, servis alanları ve özel yemek salonu yer alırken; bahçeler açık hava restoran olarak düzenlenmiştir. Üst katlar ise özel gruplar için toplantı, eğitim ve yemek alanları olarak tasarlanmıştır. Tüm bu düzenlemelerde konağın tarihi kimliğine sadık kalınmış, mimari dokusuna uygun detaylarla mekansal bütünlük korunmuştur.

Sarı Konak, artık yalnızca geçmişin tanığı değil; geleceğin de söz sahibi…

Burada sunulan her tat, sadece bir yemek değil; bir kültürdür, bir anlatıdır. Sarı Konak, Ordu’nun zengin mutfak kültürünü koruyarak geleceğe taşıyan, yerel ürünleri yeni nesil gastronomiyle buluşturan, tarihi bir konağın yeniden canlanış hikayesidir.

Bu eşiği geçtiğinizde yalnızca bir binaya değil; bir hafızaya, bir tat yolculuğuna adım atacaksınız.

Hoş geldiniz.